Aracı olan herkesin mutlaka başına gelebileceği olaylardan bir tanesi de lastik patlamasıdır. Hiç ummadığımız bir yerde ve zamanda böyle bir olay yaşadığımızda soğukkanlı olup en yakın ve emniyetli bir yere gelerek aracı durdurmalıyız. Patlamaya neden olan etkenlerin başında dönen tekerleğe zeminde bulunan sivri bir metal yada taşın girmesi ile olur. Bu metal parçaları lastik içinde derinlere doğru, ilerler. Araştırmalara bakıldığında, araçta arka lastiklerdeki patlamalara ön lastiğe oranla daha sık rastlanmaktadır. Bunun nedeni üzerinden birden geçen ön lastik cisme hareket kazandırarak aynı çizgide arkadan gelen arka lastikle hareket halindeki dik karşılaşan metal lastiğe saplanır.


Bu durumlarda Lastik dişleri arasına sıkışarak saplanan kalın somunlu vidaların aşırı hızla dönmekte olan lastiğin yarılmasına ve bu yarılmanın hızla büyümesine sebep olabilir.

Ani lastik inmelerinin yanı sıra lastikte birkaç hafta sürebilen hava kaçırmaları da görülebilir. Genellikle lastiğe giren ince vücutlu çivi benzeri metaller lastiğin yavaş yavaş inmesine neden olurken, sübop dan hava kaçırmalara veya jantlarda vuruklardan meydana geldiği gözlenebilir. Bir başka neden ise lastik yanağının jantla temas yüzeyine sürülen kayganlaştırıcı emülsiyonun kuruması, sonucu doğabilen problemler olarak sayılabilir. Bu gibi olaylar dişleri aşınmış lastiklerde daha sık görülür.

Lastik inmesine başka durumlarda da rastlanabilir örneğin sivri ve keskin çakıl taşlı mıcır dökülmüş yollarda seyir halinde veya dar alanda yapılacak keskin ani, manevralarda lastiğe saplanabilecek veya temas anındaki zorlamalarla tabana nazaran daha hassas olan lastiğin yanaklarını kesen taşlar lastiğin ömrünü kısaltır. Lastiğin kenarlarında kesiklere buzlu ortamlarda, kaldırım platformlarına çıkışta veya sürtmelerde de rastlanır.

Araba Sürerken Lastik Patlarsa Ne Yapılır?

Park halinde olabilecek inmeler tehlike yaratmazken hareket halindeyken patlamalarda hava basıncını kaybetmeye başlayan lastik direksiyonun hakimiyetinin kaybolmasına aracın istem dışı hareket ederek bir başka yöne doğru kuvvetle gitmek istemesi olarak gösterir. Hareket halindeyken Havası inmiş lastik içinde bulunan tel omurganın kırılmasına dolaysıyla deforme olmasına sebep olurken jant ise lastiği çiğneyerek deliğin parçalanarak büyümesine, neden olur.

Uygun bir yer bulup duran sürücü ilk iş olarak flaşörleri yakmalı, uyarı, ikaz işaretlerini koymalıdır. Zaman zaman yapılan kontroller ile ihtiyaç halinde kullanılabilir durumdaki yedek lastik çıkarılarak aracın altına doğru yatırılmalı ve araç krikoya alınmadan jantı tutan bijonlar hafifçe gevşetilmelidir. Bazı durumlarda uzun süre çok yol yapmış, hiç ellenmemiş bijon vidaları yuvasında yapışıp açılmakta zorluk yaşatabilirler, bu gibi durumlarda yerine iyice oturtulan bijon anahtarının kuvvet kolu ek bir başka boru ile uzatılarak güç kazanılabileceği gibi, bijonlar etrafına, yivlerine yağ döküp bir müddet beklemek, pas sökücü sprey sıkmak, bijon üstüne düzgün çekiç darbeleri ile bijonu sıkıştıran toz , kum, pas benzeri birikimlerden kurtarma yolları çözüm olabilir.

Güç gerektiren bijonları açmayı mutlaka araç kaldırılmadan yapılmalıdır, zira krikoyla yükseltilen aracın lastik üzerine binen ağırlığı kalkınca bijonların açılması daha da imkansız hale gelebilir. Bijonlar ise tekerleğin dönüş yönünün tam tersi istikametinde açılır. Araç bu durumda geri gitme veya zorlanma eğilimi gösterirse, zemin meyilli ise, takoza almak, el frenini çekmek, bir başka kişinin frene sıkıca basması gerekmektedir. Kriko ile (Bazı Amerikan araçları tampondan kalkar) yerden teması kesilerek yükseltilen aracın değiştirilmesi gereken tekerleği çıkarılmalı ve yerine (stepne) yedek lastik yerleştirilmelidir.

Bu da önce bir bijonun karşılığı delik yuvası bulunarak bijon takılıp tekerleği taşıma işini görmeye başlayan bijondan sonra diğerleri daha kolay takılıp çapraz sırasıyla sıkılmalı ve araç krikodan indirilerek aynı sırayla tekerlek yerinde sıkılarak kullanıma hazır hale getirilmelidir.

(Visited 46 times, 1 visits today)